logo_03.gif

Ana Sayfa Hizmetlerimiz Hakkımızda KadromuzMakalelerimiz Kariyer DosyalarGüncel Haberler İletişim

 

Cevherler Müşavirlik

30 bin üyeli 14 trilyon bütçeli İSMMMO krallığı!

Meslekte Birlik Grubu'ndan İstanbul Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası BaşkanAdayı Adem Çalışkan, ideolojik kadrolaşma ile İSMMMO yönetiminin krallığa dönüşen monarşisini 'Değişime Evet' sloganıyla yıkacaklarını belirtti.

Yeni seçim döneminde 'Nispi temsil' yasasının mevcut yönetimin korku saldığını ve bu sürecin önünü tıkamaya çalıştığını anlatan Çalışkan, mevcut yönetimin amacının yönetmelik çıkarmayarak kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesini sağlamak olduğunu öne sürdü, üstelik Çalışkan’a göre muhalefetle bu konuda irtibata geçiliyor.

Çalışkan, TÜRMOB Başkanı Masum Türker’i de siyaset yapmaktan odanın sorunlarına çare ve zaman bulamamakla suçluyor. İstanbul'da Baro'dan sonra yaklaşık 30 bin üye ile üye sayısında en büyük ikinci oda olan İSMMOB’un 14 milyonluk (eski para ile 14 trilyon TL) bir bütçeyi yönettiğini anlatan Çalışkan, oda geliri konusunda Gelir İdaresi’nin talebine rağmen bilgilerin paylaşılmadığını söylüyor.

Mevcut yönetimin baskıcı tutumları ile üyeleri sindirdiğini ifade eden Adem Çalışkan; ‘Nispi temsile Hayır’ diyen yönetimin icraatlarına inat; ‘Değişim için evet’ sloganıyla yönetime ve değişime talip olduklarını açıkladı.

Haber 7’yi 12 Nisan 2010’da ziyaret eden Adem Çalışkan Haber 7 Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık ile Ekonomi Editörü Hakan Göksel’in sorularını yanıtladı.

Haber 7: Neden aday olma ihtiyacı duydunuz ve neden farklı bir adaylık süreci içerisindesiniz?

1989 yılında yasa yürürlülüğe girdi 20 yıllık süre geride kaldı. 20 yıllık sürede sanki 30 bin üyeli meslektaşlarımız arasında genç ve dinamik meslektaşlarımız yokmuş gibi, aynı kişinin vesayeti devam ediyor.

Biz diyoruz ki yeni dönemde genç dinamik heyecanlı arkadaşlarımıoda yönetiminde olsun ve artık proje üretsin. Proje üreten çözüm üreten, sorun değil, ideolojik söylemler değil, marjinal söylemler değil gerçekten mesleğimiz ve meslektaşlarımız açısından sorunları çözebilecek, yöntem geliştirebilecek; bir yönetim istiyoruz bunun için yönetime talip olduk.

Haber 7: Niçin talip olduğunuzu ortaya koyarken de aslında bir takım eleştirel okları da yönelttiniz. Eleştiriden öte suçlayıcı bir üslupla;projesizlikten ve ideolojik yapılanmadan da bahsettiniz…

Kesinlikle doğru. 20 yıldan beri mevcut Yahya Arıkan’ın yönetimi; Meslektaşlarımıza ideolojik söylemin dışında, marjinal söylemin dışında, psikolojik baskının dışında bir şey getiremedi.

Biz diyoruz ki demokrasi adına anti demokratik uygulamalara rağmen; demokrasiyi oda yönetimine taşımak ve daha şeffaf bir yönetim sağlamak, proje üretmek gerekli… Çözüm odaklı bir yönetim göstermek adına İSMMMO yönetimine talibiz.

Haber 7: Baskıcı tavır konusunu açar mısınız? Gerçekten böyle bir tavır var mı?

Evet kesinlikle var. Çok önemli bir konu… Biliyorsunuz 2010 yılına geldiğimizde 30 bine yakın meslek mensubu ordusundan bahsediyoruz. Yani İSMMMO mesleki odalar anlamında barodan sonraki en büyük oda.

Yeni mesleki ünvana hak kazanan meslektaşlarımız belgelerini almak için İSMMMO’ya gidiyor. Bu belgeyi almak için 3 tane ana sorun ile karşılaşıyor. Birincisi belgeyi alabilmek için çok büyük bir ücret talep ediliyor.

Haber7: Ne kadar?

Yaklaşık 2 bin 250 TL civarında…

İkincisi bu ruhsatı alırken  yönetime karşı herhangi tepkisel duruş sergilemeleri durumunda sanki fişlenmişçesine bir psikolojik baskıya tabi tutuluyor.

Haber 7: Psikolojik baskı adına neler yapılıyor?

Örneğin kapalı kapılar arkasında oturuyorlar, fotoğraflar çekiliyor. Meslektaşlarımız kurs süreci boyunca uygulanan bir psikolojik baskı, akabinde meslek unvanı alırken bir psikolojik baskı, sonrasında da bizim amir hükümlerimiz var.

Disiplin Kurulu şeklinde bir kurulumuz var. İşte biz sanki meslektaşın kendisini özgürce ifade edecek bir pozisyonu yokmuş gibi; kendi yönetimini kabullenme; onlardan yana tavır koymanın dışında bir davranış gösterirseniz; “bak sizi incelemye alırız, disipline alırız” gibi psikolojik bir baskı unsuru olarak kullanıyorlar…

Bunu direk oda yönetimi yapmıyor ama bölgedeki arkadaşlarımız bunu belge bırakırken, oda ziyaretleri yaparken, kontroller yaparken bunu yapıyor. Diyeceksiniz ki bu bir söylem mi? Hayır, dün mesela bir toplantı yaptık. Yeni meslek mensubu arkadaşlarımız geliyor, diyor ki; “biz size oy vereceğiz ama bizi deşifre etmeyin!” Neden; çünkü deşifre olmaktan çekiniyorlar…

Bu bizim meslektaşlarımız açısından gerçekten antidemokratik ve 21 yüzyılda hala bunların mevcut olmasını bir sivil toplum kuruluşu olarak, oda yönetiminde kesinlikle görmek istemediğimiz bir davranış.

Haber 7:Odanın ruhsat iptali gibi bir yetkisi var mı? Yaptırım uygularken ruhsat iptal edebilir mi?

Hayır ruhsat iptali söz konusu değildir. Her meslektaşımız üniversiteyi bitirir, 3 yıllık staj dönemini bitirir; sınava girer; ruhsatı almaya hak kazanır bu kanuni bir haktır. Kanuni hakkı hiçbir şekilde o hakkı kaybetmeden kimse elinden alamaz.

Aynı zamanda her meslek mensubu bizler gibi; oda yönetimini oluşturan meslek mensupları gibi, 3568 sayılı yasaya tabidir. Bu yasa kapsamında herkes eşittir.

Kimsenin kimseden ayrıcalığı yoktur. Sade ve sadece psikolojik baskıyla oda yönetimindeki argümanların elinde olmasından dolayı bunu bir malzeme olarak kullanıyorlar…

Haber 7: Bu doğrultuda odanın psikolojik baskıya sebebiyet verecek neler yapabilme yetkisi var?

Arakdaşlarımız ciddi  anlamda bir ekonomik sıkıntı içinde. Ciddi anlamda ekonomik sıkıntı var. İş sıkıntısı var. Tahsilat sıkıntısı var. Haksız rekabet sorunu var tüm bunlarla uğraşmak isyemeyen meslek mensupları sessiz sedasız kendine bir dünya kuruyor. Bir şekilde kendi özgür iradesini ortaya koyamıyor.

Haber 7: Üyelerin aldıkları disiplin cezaları aldıkları işi ya da potansiyeli etkiliyor mu? Puantaj sistemi gibi bir sistem mevcut mu?

Disiplin cezalarında; uyarma, kınama, geçici olarak meslekten faliyettinden uzaklaştırma, ruhsatın iptali gibi cezaları öngören cezalar var.

Disiplin cezalarında meslek kanunlarına ve yönetmeliğe aykırı davranarak; suçun niteliği ve büyüklüğüne göre  az önce bahsettiğimiz cezalar uygulanabiliyor.

Ama bu yetkiyi siz bende bu yetki var diyerek bunu bir psikolojik baskı olarak uygularsanız; o zaman meslektaşı sindiriyorsunuz. Ben buna karşıyım.

Ben bunun gerçekten demokratik olarak uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Genç meslektaşlarımızın bu anlamda şikayetleri olduğunu biliyoruz.

Haber 7: Odanın potansiyeli nedir? Ne kadarlık bir bütçeye sahip ne kadarlık bir parayı yönetiyor?

İSMMMO’nun 31.12.2009’dan sonra aktif büyüklüğü eski parayla 14 trilyon yeni para ile 14 milyon lira.  Yüklü bir bütçesi ve var bu bütçe şimdiki yönetim tarafından yönetiliyor.

Buna ilaveten iktisadi işletme olarak TESMER var; dağıtım  işletmesi var. Buna ilaveten basın yayın işletmesi var. Üye aidatları gelirleri odayı ilgilendiren gelirler. Üyeler nisbi ve maktu nizam aidatı, yeni meslektaşların üye giriş aidatı, eğitimlerden toplanan ücretler, bağışlar ve yardımlar olmak üzere odaların gelirleri var.

Bunları odalar kendi oda faaliyetleri doğrultusunda kullanması gerekiyor. Bugün itibariyle bunların şeffaf bir şekilde kullanılıp kullanılmadığını, gerçekten mesleki sorunlar yaşayan meslektaşlarımızın sorunlarının çözülebildiğini mevcut faaliyet raporlarından anlamamız mümkün değil. Neden? Oda faaliyet raporunda tek gelir toplanan aidatlar ile ilgili gelirlerle alakalı olduğu için personel ücreti giderleri dışında iktisadi işletmelere aktarılan para ve geriye kalan gelir fazlası olarak oluşuyor.

Ancak iktisadi işletmelere geldiğimiz zaman TESMER ve diğer dağıtım işletmelerinin zarar olduğunu görürsünüz. Faaliyet zararı elde ederler. Bunların faaliyet zararı elde etmesinin nedeni net değil ama şunun sorgulanması gerekiyor.

Bugün İSMMMO akademi adı altında eğitim veriliyor. Meslektaşlarımıza ücretsiz eğitim veriliyor aynı zamanda ücretli eğitim veriliyor. " Burada sağlanan bir subvansiyon var da biz mi göremiyoruz; bu faliyet raporlarında bunu göremiyoruz, subvansyon yoksa burada meslektaşlarımıza verilen eğitim neden bu kadar yüksek?" olduğunu biz göreve geldiğimiz zaman gözlemleyeceğiz bunları…

Haber7 nasıl bir kadro oluşturdunuz?

3568 sayılı yasamız oluşturulacak olan kadroyu bize açık ve net tarif eder. Der ki 27 Temmuz 2008 tarihli düzenlemeye göre artık nispi temsil esası getirildi.

Yani eski yönetim şekli artık bitti. Bu ne demektir. Her meslektaşlarımızı kullandığı oyun karşılığını bugün bulacaklardır. Eskiden ne vardı bir grup yüzde 50,01 oy alsın, bir grup yüzde 49,99 oy alsın; 50,01 alan mutlak surette yönetimi denetimi disiplini alıyor, kendi oluşturuyordu.

 

Demokratik bir seçim yoktu. Şimdi ise tam tersi. 2008’de yapılan değişiklikle; her meslektaşımızın kullandığı oy karşılığını bulacak ve odata temsilcisini sokacak

Haber 7: Öyleyse katılım bu dönemde her zamankinden daha önemli….

Demokrasi adına mutlaka biz yılgınlık yaşayan oy kullanmayan ümmitvar olamayn meslektaşlarımızı mesleğimiz açısından mesleğimiz ve kendi gelecekleri açısından oy kullanmaya davet ediyoruz.

Haber7 :Seçim sürecinde anlatmanız gereken en önemli mesaj bu olsa gerek...

Evet aynen öyle. Bu çok önemli bizim için bunu her TV programında her basınla buluşmalarımızda ifade ediyoruz. Bu bizler için çok önemli meslektaşlarımıza nispi teslimin önemini anlatıyoruz. Sizlerin vasıtası ile duyuracağız…

Haber 7: TESMER ve Dağıtım şirketi gibi iktisadi teşekküllerde tek söz sahibi yönetim mi muhalefette temsil ediliyor mu?

TÜRMOB bünyesinde TESMER vardır. TESMER’in bünyesinde her il için şubesi vardır. İstanbul Ankara şubesi gibi birimleri vardır. Faaliyet raporlarına baktığımız zaman İstanbul şubesinin işleyişine baktığımız zaman zarar ediyor.

Haber 7: Kamuyouna yansıyan  konularda öncelikli sorunlar arasında haksız rekabet, asgari ücret tarifesinin altına çalışma, KDV oranları bir de tahsilat var….

Nispi temsili izah ettiğimiz zaman tabi şu vurguyu yapmak lazım. Mevcut yönetim nispi temsil yasası çıktığı zaman ideolojik ve antidemokratik yaklaşımla bir yöntem uyguluyor.

Meslekte Birlik grubu biliyorsunuz Türkiye genelinde örgütlenen bir grup; 2008’de meslekte birlik platformunu kurdu. Mesleki ve meslektaşlarımız konusunda Türkiye genelinde bir çalışması var.  

Bunu gören mevcut oda yönetimi ve TURMOB; başında DSP lideri Masum Türker var biliyorsunuz; odaların yönetimindeki kanunlaşan ya da yasalaşan 3568 sayılı kanunlarla ilgili, tüm düzenlemelerle ilgili yönetmeliklerin çıkarılma yetkisi TURMOB’da.

3568 sayılı yasa 2008’de değiştirildi. Nispi temsil geldi ancak bununla ilgili yönetmelikleri çıkarma yetkisi TURMOB’da olmasına rağmen hala yönetmelikler çıkarılamadı.

Bizim kanunumuz var yönetmelik yok. Peki yönetmelik ne işe yarar nispi temsilin nasıl uygulanacağı, seçim sürecinin nasıl takip edileceği, meslektaşlarımızın özgür iradesini nasıl ortaya koyar ve sorunları nasıl çözüleceğini açık ve net olarak ortaya koyması lazım.

Biz meslekte birlik platformu olarak gelir idaresi ile görüştük ve kesinlikle bu yönetmeliğin acilen çıkması gerektiğini vurguladık.

En son bu çalışmamızdan sonra bir haber aldık. İzmir odası bir bilgi göndermiş demiş ki; biz Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan muhatap bulamıyorduk bu yüzden yönetmelik çıkaramıyoruz gibi basit bir söylemde bulunuyor.

Biz de diyoruz ki sayın Masum Türker acaba siyasetten mi zaman bulamıyorsunuz; yoksa yönetim kurulunu mu toplayamıyorsunuz? Bir an önce bunu toplayın ve bu yönetmeliği çıkarın.Çünkü 100 bine yakın meslektaşlarımızı ilgilendiren bir sorun.

Haber 7: Aynı zamanda bu seçim sürecinin de önünü tıkıyor…  

İSMMMO’da Mayıs’ta seçim olacak; TURMOB’da Eylül’de seçim gerçekleştirilecek. İşte biz İSMMO’daki seçimden sonra oluşturulacak nispi temsil sistemindeki delagasyon Eylül’de arabasına binecek Ankara’ya gidecek, orada da TURMOB başkanını seçecek.

Haber 7: Üyelere katılımı artırmak anlamında nasıl ulaşıyorsunuz onlara nispi temsili anlatmak için neler yapıyorsunuz?

Bizim elimizde 12 bin kişilik bir liste var. Mevcut yönetim 3568 sayılı yasaya aykırı davranarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na tüm meslektaşlarımızın listelerini teslim etmediler.

21 yüzyılda bir oda yönetimi var sanki krallık gibi, elindeki meslektaşlarımızın listesini, ne Gelir İdaresime teslim ediyorlar ne de oda yönetiminini sitesinde şeffaf olarak paylaşıyorlar. Aslında bu bilgileri paylaşmaları bir zarurettir. 

Haber7: Peki bu durumda haklarında herhangi bir işlem yapılıyor mu?

İki kere ihtar yazılmış gelir idaresi başkanlığından üçüncü ihtarla ilgili hukuki altyapıyla ilgili hazırlıklar yapılmış, zaten 15 . maddede yetki Maliye Bakanı’ndadır.

Gerekirse yetkisini kullanarak oda yönetimini görevden alabilir. Biz yönetmelik çıkmasının ikinci aşamasında bunla ilgili gerekli düzenlemeyi de yapmayı planlıyoruz.

Haber 7: Seçimlere yaklaşık 1 ay zaman var bu süreçte yönetmeliğin çıkması mümkün mü?

Kesinlikle mümkün açık ve net olarka 32. maddede deniyor ki “yönetmelik çıkarma yetkisi genel kurul vasıtasıyla TURMOB’a verilmiştir.”

TURMOB yönetim kurulunu çağıracak, yönetmelik hazır. Ellerinde yoksa bizim elimizde var tevdi ederiz kendilerine çok kolay. 3 sayfalık bir yönetmelik çıkaracaklar o kadar da zor değil.

Yani sayın Masum Türker yönetmelik için siyasetten zaman bulamıyorsa biz kendisine veririz yorulmaması için…

Haber 7: Üyeler için neler yapıyorsunuz projeleriniz arasında neler var?

1 nisan 2010’da İstanbul’da güzel bir çıkış yaptık. Tüm meslektaşlarımıza yeni bir heyecan getirdik. Güzel bir moral oldu. Meslekte birliğin önemini ortaya koyduk. 2010  yılına "değişim yılı" dedik.

2010’da önce İSMMMO’da değişim ardından TURMOB’da değişim dedik. Gelişim için değişim şart dedik. Bizim seçim rehberimiz de Çarşamba günü hazır olacak. Arkadaşlarımız çalışıyor şu anda.

"Değişim İçin Evet", sloganımızla ortaya çıktık. Gelişim için değişim, mesleğimiz için değişim; yarınlarımız için değişim, sorunlarımız için değişim, önce İSMMMO’da değişim akabinde TURMOB’da değişim.

Çeşitli görevlendirme çalışamaları yaptık. Biz delege çalışmalarının yaklaşık yüzde 90’ını tamamladık. Yüzde 10’luk kısmı da Çarşamba günü sonuçlandırıp bitireceğiz. Artık 450 asıl 450 yedek olmak üzere delege çalışması yapılacaktır.

Akabinde ne yapılacak? Meslekte birlik grubunun da 20 yıllık bir geçmişi var. 1989’da yasanın çıkması itibariyle mesleki büyüklerimiz bir araya gelmiş oluşturmuş. Bugün itibariyle bir marka değerinin olduğu hepimizce malum.

Üstadlara bir vefa yemeği düzenleyeceğiz. Sonrasında da bir final yemeği tertip edeceğiz ve İSMMMO’ya doğru yürüdüğümüzü ifade edeceğiz. Bu süreçlerle alakalı biizm ne yapacağımıza gelince 20 yıldır mevcut yönetimin ne yapmadığını ve bizim ne yapacağımızı getirdik.

Biz asla bir marjinal söylem ve ideolojik yaklaşımlar gözetmeden sadece ortak paydamızın mali müşavirlik ünvanı olduğunu vurgulayarak; İSMMMO yönetimine talip olduğumuzu ifade ettik.

Haber 7: Adaylık kararını nasıl verdiniz? Daha önce seçim sürecine dahil oldunuz mu?

2009 yılı kasım ayında üstalarımız bizleri çağırıp “artık 2010 yılının değişim yılı olması için herkes elini taşın altında koyması gerekiyor. Mesleki ünvanımızın mesleğimizin kalitesi ve çözüm adına görev üstlenmenizi istiyoruz” dediler.

Biz de değerlendirdik genel kurulda yönetimde görev aldık. İstanbul Serbest Muhasebeciler ve Mali Mişavirler Derneği var biliyorsunuz, derneğimiz eğitim faaliyetleri düzenliyor ve kurumsal olarak hizmet veriyor.

Dernekte icra kurulu üyeliği gibi Bakırköy bölgesinde aktif bir görev üstlendik. Meslektaşlarımızca da güzel bir teveccüh gösterildi. Bölgelerde gerçekleştirilen tüm bölgesel toplantılarda gözlediğmiz şudur; “Evet biz bu değişimi özledik, biz bu değişimi istiyoruz, bu heyecanınız son derece iyi geldi ve motive olduk, yanınızdayız, devam ediyoruz” diyorlar…

Nisbi temsil sisteminde seçim sonrası sürece ilişkin herhangi bir yönetmelik çıkarılmak istenmiyor. TURMOB bizim yönetime geleceğimiz korkusu ile bunu B planı olarak elinde tuttuğu sinyalini hala bu yönetmeliği çıkarmayarak gösteriyor.

Haber7: Peki bu koz mevcut yönetim nasıl kullanabilir?

Seçim sürecine itiraz edebilir. Yönetmeliğin usul ve esaslarını uygulamak istemez. Oda yönetimine bunu teslim etmiş. Geçmişte bu krizin her kademesini yaşadık. Bu anlamda ciddi bir hukuki kriz çıkacağı endişesini de taşıyoruz.

Haber 7: Göreve geldiğinizde sizin öncelikleriniz veya yapacaklarınız neler?

Yapacaklarımızdan önce yapılmayanları sıralamak gerekir. 20 yıl geride kaldık. Yasamız çıkalı 21. yıla girdik. Bizim mesleğimizde çok önemli konular vardır. Bunu Avrupaya gittiğinizde analiz edebilirsiniz.

Mali müşavir dediğiniz zaman Avrupa’da herkes önünü ilikler. Bunun adı mesleki saygınlıktır. Bir kere mesleki saygınlık kazandırılamadı bizim mesleğimize. İkincisi mesleki standartlar vardır.

Gerek uzmanlaşma anlamında gerekse STK’larda, odalar borsalar gibi kurumlarda bizim bir standartımız olmalı kaliteyle beraber…

Bugün vergi daresine bir meslektaşım gittiği zaman kapıdan memur meslektaşımı gördüğü zaman onu bir mali müşavir standartı ile değil de onu potansiyel suçlu standartı ile karşılıyor.

Dolayısıyla mesleki standart diye bir şey kalmadı. Üçüncü olarak diyoruz ki en büyük sorunumuz haksız rekabetin önüne geçilemedi.

1989 yılından bugüne 1994-1999-2001-2005-2008 ekonomik krizleri yaşandı. Türkiye’nin ne hallere düştüğünü hepimiz biliyoruz. Ekonomik büyüme sıfır negatif büyüme var.

Diğer taraftan oda yönetimine bakıyorsunuz. Oda yönetimi yılda 3 tane sınav düzenliyor. Sürekli meslektaş kardeşlerimizi aramıza gönderiyor.

Bundan sıkıntımız yok şeref duyarız ama siz meslektaşlarımıza yeni iş olanakları ortaya koyamazsanız siz sadece ruhsat, belge veren kurum olursanız, işte meslektaş iş bulmak için haksız rekabete neden olur.

Bunun önüne geçilemiyor en büyük porblemimizden biri. Tahsilat sorunu bugün artarak devam ediyor. Web sitesinde de görürsünüz, bu soruna çözüm önerisi getirmiş Sayın Yahya Arıkan, sanki 20 yıldan beri başka yapabilecek hiçbir şey yokmuş gibi; mükelleflerimize icra yoluyla tahsilat yöntemi uygulamamız gerekiyormuş.

Onları ibreti alem için çıkarıp basına duyuracağız. Sanki bizler icra yoluyla tahsilatı bilmiyoruz da, Yahya Arıkan sitesine yazı koydu diye uygulayacağız.

Mesleki eğitimler seçim için siyasi propaganda malzemesi yapıldı. Yahya Arıkan’ın sitesine girdiğinizde orada var. Bölgesel toplantılar öncesinde bir profesörle anlaşma yapmış.

15 dakikalık sunum yaptırıyor. 15 dakikadan sonra Yahya Arıkan çıkıp kürsüye 1,5-2 saat seçim propagandası yapıyor.

Kimin parasıyla, 27-30 bin meslektaşımın ödediği para ile seçim propagandası yapıyor. Peki bu durumda ben nasıl bunla yarış yapacağım?

Adil ve demokratik bir seçim diyebilir miyiz buna? İkincisi benim elimde 27-30 bin kişilik meslektaş listesi yok. Meslektaşlarıma ulaşamıyorum.

Kanunun usul ve esasları hakkında yönetmeliğe aykırı davranarak; oda listelerini yayınlamıyor. Adil bir seçim olduğunu söyleyebilir miyiz? Bir diğer konu kayıtdışı ekonomi ile ilgili proje üretilmedi.

Bunu çok önemsiyoruz. Bugün meslektaş ordumuzu düşünün, bugün her biri keonomist, Türkiye ekonomisine yön veren kimseler, İstanbul bugün en önemli merkez; İSMMMO olarak bizim kayıtdışı projemiz bu deyip gidip Ankara’ya bir proje sunulmadı.

Çünkü kayıtdışı bizler için çok öenmli bizim meslektaşlarımızın asıl faaliyet alanı ‘kayıt’tır. Kayıtdışı iş anlamında bizi hiç ilgilendirmez.

Kayıt oldukça biz iş olanağı sahibi olacağız. Demokratik hak olan nispi temsile 2008 yılından bugüne hayır diyorlar. Bunu propaganda malzemesi olarak kullanmak istiyorlar çünkü demokrasi istemiyorlar.

Bütün bunlara rağmen biz diyoruz ki; mesleki saygınlık ve değişim için evet, haksız rekabette değişim için evet, tahsilat sorununda depğişim için evet, sosyal projeler için değişim için evet, enstitü oluşturulması ile ilgili değişim için evet diyoruz, bedelsiz iş yükünün ortadan kaldırılması için evet diyoruz.

Ticari ranta dönüşen eğitim programlarının değişmesi için evet diyoruz. Ekonomiyi kayıt altına alacak değişim için evet diyoruz. Tüm bunların altı proje başlıklarını da doldurduk.

Haber 7: Kayıtdışı yalnızca sizlerin problemi ya da odanın problemi değil. Türm ülkenin karşı karşıya kaldığı bir problem bu... Kayıtdışını çözerek belli bir iş potansiyeli yakalanabilir.Ama burada merak ettiğimiz bu mesleğe yıllarını vermiş ve müşteri potansiyeli yeni mesleğe girenlere göre daha avantajlı. Bu mesleğe yeni adım atmışlara yönelik onlara iş potansiyeli sağlama anlamında ne gibi girişimlerde bulunacaksınız? Bu mesleğe yeni adım atmışlara ne vaat ediyorsnuz?

Mesleğe girecek arkadaşlarımızla ilgili ciddi anlamda bir ihtiyaç planlaması yapmayı düşünüyoruz. Öncelikle İstanbul’un mali müşavir ihtiyacını tespit edeceğiz. Yıllık bu ihtiyaç ne kadar?

Bunu SPK başardı. Milli Eğitim ile anlaşma yapıp tüm sınavlarını o kapsamda yaptı. İkincisi mevcut meslektaşlarımıza bir stajyer eğitimi sürecinde çalıştırıyorsunuz.

Sonra kursa sokuyorsunuz ve sınava giriyor bunların ücretini aldıktan sonra ise ilgilenmiyorsunuz. Bizde böyle değil bu meslektaşlarımızda uzmanlaşma eğitiminin sağlanmasını gerçekleştireceğiz.

Bugün çeşitli alanlarda uzmanlaşmış kimseler saatleri 150 TL’ye enformasyon satıyorlar. Bizim meslektaşlarımız neden bunları yapmasın.

Sosyal Güvenlik alanından tutun da  Mali müşavirliğin bir çok alanı var mali mevzuat konusu var gelir konusu var. Bu aynı hukuktaki uygulama gibi farklı alanları vardır.

Bizde de bu şekilde. Bu bir doktora gibi uzmanlığı farklı branşlara ayırırsınız. Bu uzmanlaşma sağlandıkça ihtisaslaşma sağlandıkça daha iş garantisi ortaya çıkacak.

İş olanakları imkanı doğacak meslektaşlarımıza, bunun mutlak suretle enstitü gözetiminde planlanarak gerçekleştirilecek.

Haber7

 

 

midbg_bottom.jpg

 

Copyright Cevherler Müşavirlik 2010- Sm3 Muhasebe Sistemleri

open

Mükellef Girişine

Hoşgeldiniz.

 

Kullanıcı Adı
Şifre
 

Şifremi Unuttum?